Nükleer Silah Yarışı

Nükleer silah yarışı 1942’de Manhattan projesi ile başladı. Amerikan ve İngiliz fizikçileri Nazilerden önce atom bombası yapabilmek için kıyasıya çalıştılar. İlk deneme 16 Temmuz 1945’te yapıldı. ABD sadece 21 gün sonra, 6 Ağustos’ta Hiroşima’da ve üç gün sonra, 9 Ağustos’ta Nagazaki’de bu bombayı kullandı. [1] Patlamaların ilk gününde Hiroşima’da 66 bin kişi, Nagazaki’de 40 bin kişi öldü. Sonraki günlerde on binlerce kişi daha öldü.

ABD’nin arkasından; 1949’da Sovyetler Birliği, 1952’de İngiltere, 1960’da Fransa ve 1964’de Çin ilk atom bombalarını patlattılar. Hidrojen bombasının yapılması atom bombasını gölgede bıraktı. İlk hidrojen bombası denemesini 1952’de ABD yaptı. Arkasından aynı ülkeler aynı sıra ile hidrojen bombalarını da patlatıp rahata erdiler. [2]

Bugünkü dünyamızda yaklaşık 15.000 adet nükleer silah var. Bunların 5.600’ü demode oldukları için emekli edildiler ve sökülecekleri günü bekliyorlar. Kalan 9.400 adet nükleer silah ülkelerin askeri envanterinde bulunuyor. Bunlardan 1.800 kadarı birkaç dakika içinde düğmeye basılacak şekilde, “tam hazır” halde tutuluyor. Diğerleri, daha güvenli olması için, parçalar halinde farklı yerlerde bekletiliyor. [3]

ABD ve Rusya mevcut nükleer silahların % 93’üne sahip. Kalan % 7’yi ise şu ülkeler paylaşıyor: İngiltere, Fransa, Çin, kulübe sonradan giren; Hindistan, Pakistan, İsrail ve tirenin şimdilik son vagonu olan Kuzey Kore.

Nükleer silah yarışına büyük bir hız ve hırsla giren K. Kore, şimdiden 5 nükleer deneme yaptı ve 20 atom bombası yapmaya yetecek stratejik hammaddeyi ürettiği tahmin ediliyor.

Ayrıca 5 NATO ülkesi var ki kendileri nükleer silah üretmiyor ama topraklarında bulunduruyor. Bunlar da; Almanya, Belçika, İtalya, Hollanda ve Türkiye.

Kaynaklarda bu silahların detayları var. Hangi ülke, hangi sahalarda, hangi güçte, kaç adet füze bulunduruyor sorusu cevapsız değil. Bilmediğimiz gizli şeyler de vardır muhakkak ama bildiklerimiz değerlendirme yapmaya yetiyor.

Nükleer silah yarışı mı, kurtlar sofrasında kumar mı?

Kurtlar sofrasında bir kumar oyunu düşünün. Oyuncuların bir kısmı için tâlih yâver gitsin ve sık sık kazanmış olsunlar. Bunlar usta kurtlardır. Felek bazen acemi kurda da kazanma şansı verir. Böyle durumlarda usta kurt masanın altından silahını çıkarır ve acemi kurdun kabasına dürter. Durumu fark eden acemi kurt kazanacağı eli silahlı kurda bırakır.

Acemi kurtlar için ustalık tanımı başkadır. Onun ustalığı, kaybedişinin kendi hatasından kaynaklandığına, çevredekileri inandıracak şekilde oyuna devam edebilmesidir. Çünkü usta kurt silah çıkardığının belli olmasını istemez.

Oyun devam etmelidir. Acemi kurt renk verirse usta bundan utanmaz fakat acemi masayı terk etmek zorunda kalır. Usta için zorluk boşalan yere yeni bir oyuncu bulmaktır. Yeni oyuncu aramak yerine “nasıl acemilik yapılır?” konusunda mevcut acemiye eğitim vermek daha uygundur.

Acemi kurt bu rolü benimser çünkü ustası onu aç bırakmaz. Kumar masasına dışardan bakanlar ise gerilim ve heyecan dolu iniş çıkışlardan sonra her eli usta kurtların kazandığını görürler. Böylece nükleer silah yarışı ustalar arasında sürüp gider ama kumara çeşni katanlar acemi kurtlardır.

[1] International campaign to abolish nuclear weapons (http://www.icanw.org/the-facts/the-nuclear-age/)

[2] Global nuclear weapons (http://thebulletin.org/doomsday-dashboard)

[3] “Worldwide deployments of nuclear weapons”, H. M. Kristensen, R. S. Norris, Bulletin of the Atomic Scientists, Vol.73, 2017 (http://thebulletin.org/2017/september/worldwide-deployments-nuclear-weapons-201711080)

Sevebilirsin...

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir