Nükleer Patlama

Nükleer patlama merkezindeki sıcaklık 100 milyon dereceye çıkar. Oluşan alev topu her şeyi buharlaştırır. Buhar yoğunlaşıp bulut olur. Bulut 10 dakika içinde tipik mantar şeklini alır. Birkaç saat içinde havaya karışarak dağılır.

Nükleer patlama merkezinin altında toprak yüzeyindeki sıcaklık 4 bin dereceye çıkar. Bu sıcaklık güneş yüzeyindekinden bin derece daha fazladır. Oluşan ışık parıltısı da güneşten daha parlaktır. Başlayan yangının bölge dışına çıkması beklenmez. Çünkü çevreden merkeze doğru alev fırtınası şeklindedir. Hiroşima’da bu fırtına 2-3 saat kadar devam etmiştir.

Nükleer patlama sebepli ölümlerin %75 kadarı darbe ve yanıklardan kaynaklanır. Çevredeki hastanelere ilk gün gelebilenlerde görülen belirtiler aşırı yanıklar ve kusma halidir. Sonraki günlerde ise darbe hasarları ve körlük vakaları çoğunluktadır.[1]

Nükleer patlama ve radyasyon sebepli ölümler

Nükleer patlamadan sonraki ölümlerin %25 kadarı radyasyon hastalıkları yüzündendir. Hastalık belirtileri ve kitlesel ölümler üç dalga halinde gelir.

Birinci grup: Patlama merkezine yakın olanlarda ağır yaralanma ve cilt yanıkları oluşur. Bunlara mide bulantısı, kusma, baş ağrısı eşlik eder. Bu gruptakiler 20 Sv’in üzerinde radyasyon dozu alanlardır ve ilk üç gün içinde ölürler.[2] Ölümlerin yara ve yanıklardan mı yoksa yüksek radyasyon dozundan mı olduğu tam anlaşılamaz. Yara ve yanık hasarı olmadığı halde ilk üç günde ölenler de vardır.

İkinci grup: İlk üç günden sonra kitlesel ölümler 4-5 gün kadar durur. İkinci hafta içinde yeniden başlar. İnce bağırsak yüzeyindeki hücrelerin hasar alması ile bağırsak faaliyeti sona ermiştir. Bu gruptaki şikayetler ince bağırsakla ilgilidir ve aşırı ishal çok tipiktir. Yüksek ateş ve saç dökülmesi de görülebilir. İkinci haftanın sonunda bu gruptakilerin hepsi ölür. Birinci gruptakiler gibi, ikinci gruptakilerin de iyileşme ümidi yoktur.

Üçüncü grup: İkinci grup ölümlerden sonra hastanede 2 hafta kadar kitlesel ölüm olmaz. Nükleer patlamadan 30 gün kadar sonra ölümler tekrar başlar. Bu grubun problemi kemik iliği hücrelerinin hasar görmesi ve kanda olması gereken hücreleri yapamaz hale gelmesidir. Bu gruptakiler 1 – 10 Sv arası doz almışlardır. Belirtilerin bir ay geç gelmesinin sebebi, kan hücrelerinin ortalama ömrünün nispeten uzun olmasıdır. Bir ayın sonunda bu gruptakilerin kanlarında hiç kan hücresi kalmayabilir. [3]

Üçüncü grupta 4 Sv’in altında doz alanların iyileşme şansları olduğu biliniyor. Bu kişilere kan nakli ve antibiyotik tedavisi uygulanabilir.

5 ile 10 Sv arasında doz alanlar birinci ay sonunda ölürler. 10 Sv sınırına yaklaştıkça, ikinci gruba yaklaşılmış olur, yani daha ölümcül olan bağırsak enfeksiyonları hasta üzerinde daha etkili olmaya başlar.

Radyasyon hastalığı belirtileri için doz sınırı

İster atom bombası ister bir radyasyon kazası olsun, radyasyon hastalığı belirtileri yukarıda anlatılan üç gruptan birine girecek şekildedir. Belirtilerin görülmesi için 1 Sv vücut dozu sınır kabul edilir. Bunun altındaki dozlarda belirtiler hızla kaybolur. 0.5 Sv ve altındaki dozlarda radyasyon hastalığı belirtileri görülmez. Çünkü hücreler için, hızlı ya da yavaş bölünsün, bu düzeydeki doz toksik değildir.

Hiroşima’da nükleer patlamanın yer hizasından 900 m uzağına kadar olan bölgedeki ölümler darbe sebepli ölümlerdi. 900 ile 1600 m arasında bulunanlarda ise yukarıda anlatılan üç gruba ait radyasyon hastalığı belirtileri görüldü. 1600 m’den uzaktakilerde ise radyasyon hastalığı belirtilerine sebep olacak seviyede radyasyon dozu alan olmadı.

Kıssadan hisse

Hiroşima’da ölenlerin kesin sayısı bilinmiyor, 90 bin ile 165 bin arasında değişen tahminler yapılıyor. Günümüzdeki nükleer bombalar Japonya’ya atılanlardan çok daha güçlü ve binlerce. Kimi okyanusu geçebilen füzelerde kimi sırt çantasında taşınabiliyor. Silah malzemesinin bolluğu ve tasarım planlarının internete düşmüş olması, düzen koyucu ülkeleri korkutuyor. Bir terör örgütünün bu silahı yapması veya çalarak edinmesi ihtimali en büyük tehlike olarak görülüyor.[4] Bir nükleer saldırı yapılır ve bunun arkasındaki ülke belirlenemezse, yani elde sadece bir terör örgütünün ismi varsa, intikam kimden ve nasıl alınacaktır? Bu soru yüzünden uykusu kaçanlar, bilin bakalım kimler?

 

[1] Buddemeier, B., “Reducing the Consequences of a Nuclear Detonation”, The Bridge, Summer 2010.

[2] Sv (Sievert), radyasyon dozu birimi. Türleri ve detayları bu yazının konusu değildir.

[3] pancytopenia: Kanda her çeşit hücrenin azalması, eritrosit, lökosit ve trombosit sayısının normalin altına düşmesi

[4] Perry, W., Online training course on “The Threat of Nuclear Terrorism”, Stanford University, Oct.-Nov., 2017

Sevebilirsin...

2 Yanıt

  1. Mevlüt dedi ki:

    Merhaba Alper Bey,
    Sitenizin henüz tamamını inceleyemedim ama incelediğim kadarıyla çok güzel olmuş. Emeğinize sağlık.
    Radyoaktif iyotla ilgili yazılarınıza da baktım. Gayet açıklayıcı ve bilgi verici.
    Saygılar,

  2. İhsan dedi ki:

    Güzel bir yazı.Aydınlatıcı olmuş.Sağolun

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir