Radyasyondan koşarak kaçan adam!

İkitelli bir kaza!

Radyasyondan koşarak kaçan adam! İkitelli’de bir hurdacıda teleterapi kaynağı bulundu. Co-60 kaynağı zırhından çıkarılmış halde ve hasarsız durumda idi. Başarılı bir operasyon ile özel hazırlanan kaba aktarıldı ve depoya taşındı. Olay tarihi Ocak 1999. Geçen hafta olayın 18. yıldönümü idi.

Radyasyon korunması derslerinde üç kuralı defalarca söyleriz. Bir, mesafe: Mümkün olan en uzak noktadan müdahale edeceksin. İki, zırhlama: Radyasyon kaynağı ile arana beton, kurşun, vb. engeller koyacaksın. Üç, süre: Radyasyonlu alandan en kısa sürede çıkacaksın.

Her olayda üç kuralın hepsini de uygulama imkanı olmayabilir. Bazen iyi bir zırhın arkasında uzun süre çalışırsın, bazen zırhlama yapmazsın, işlemi kısa sürede yapıp kaçarsın. Bazen kurşunlu önlük giymek sizi korur, bazen önlük sadece yüktür. Bazı durumda toz maskesi, bazen gaz maskesi takılır. Bazen, çalışma ortamındaki personel belli olsun diye önlük giyilir (takım forması gibi). Bazen bu kıyafet ve teçhizat tercihtir, bazen yasal zorunluktur.

İkitelli kazasında işlemin en zor kısmı, açıktaki radyasyon kaynağını hurdaların arasından alıp özel kaba aktarmak idi. Bilim, uzmanlık ve beceri isteyen bu operasyon başarıyla tamamlanmıştır[1].

İkitelli’de bulunan radyasyon kaynağı için yeni ve hafif bir kap yapılması gerekiyordu. Bu kab; taşıma sırasında çevredekilerin radyasyon güvenliğini sağlamalı ve depoda yeterli süre saklanabilmeliydi. Ekip içinde benim görevim böyle bir kabın tasarımını yapmak ve imalatını sağlamaktı. Hurdacıdaki kaynak bu kabın içine aktarıldı ve atık depolama tesisine bu şekilde taşındı.

Sahadaki koşuşturmayı TV’den seyredenler tuhaf bulmuş olabilirler. Bunlar içinde “Radyasyondan koşarak kaçan adam” esprisi eş-dost arasında çok konuşuldu. Bu espriyi Youtube’den defalarca seyredip birlikte gülüştük.

Fakat, inanmazsınız ama, bazı arkadaşlar buradaki mizahı gerçek sanmaya başladılar. Yani, operasyonun ilkelce yapıldığına şartlandılar. Bu, şüphesiz komedyenin başarısıdır, ama bu defa ortaya farklı bir komiklik çıkıyor. Komedyeni radyasyon uzmanı olarak görmeye başlayanlar! Bu durum yeni bir mizah türüdür.

[1] “The Radiological Accident in İstanbul”, IAEA, Vienna, 2000.

Sevebilirsin...

5 Yanıt

  1. Deniz ÖNER dedi ki:

    Alper Merhaba
    Haberim yoktu, tesadüfen sayfanı buldum.
    Harika anlatım ve bilgilerle dolu.
    Emeğine sağlık
    Dr. Deniz ÖNER

    • Alper Kahraman dedi ki:

      Deniz Hanım,
      İlginiz için çok teşekkür ederim. İkitelli kazasının iyi yönetilmiş olduğuna inanıyorum. Bütün arkadaşlarımız ve dönemin ÇNAEM yöneticileri çok gayret ve fedakarlık göstererek, büyük bir radyasyon kazasının çok az hasarla atlatılmasını sağlamışlardır. Sahada dikkatlice uygulanan radyasyon korunması kurallarının ilkellik-acemilik gibi gösterilmesine içim razı olmadı ve bu yazıyı yazdım.
      Selamlar,

  2. Ahmet ozan dedi ki:

    kayıp olan radyoaktif izotopun ya da maddenin akıbeti noldu

  3. Alper Yüksekbaş dedi ki:

    Merhaba Alper Bey

    2000 yılındaki TAEK ÇNAEM stajımda benzer konu nükleer enerji mühendisliği bölümünde okuyan arkadaşlarımın bulunduğu bir bilgilendirme gezisinde de gündeme gelmişti. Dışarıdan bakan göz ile radyasyon etkisini dikkate alan profosyonellerin aynı duruma verdikleri tepkiler farklı biçimlerde karşımıza çıkıyor. Açıkçası o dönemde ben de bu olaya gülüp geçerken şimdi içinde olduğum alan ve radyasyondan korunma ile ilgili sorumluluklarım bu konuya olan bakış açımı fazlasıyla değiştirdi.
    Yazınınız için teşekkür ederim.

    Saygılarımla.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir