Radon gazı aldatmacası

Radon gazı aldatmacası bilim tarihinde yapılan belki en büyük istismardır. Evinizin havasında olabilecek çok küçük miktarlar için bile “tehlikelidir, kanser yapar” denilmiş, bundan yüzlerce kat fazla radon içeren kaplıca havası ise “şifalıdır, kanseri önler” diye tavsiye edilmiştir. Tehlikesine inananlar havalandırma sistemlerine yatırım yapıyor, şifasına inananlar “spa” turizmini canlandırıyor. Tavşana kaç tazıya tut diyenler, Radon gazı sayesinde kazanıyorlar ve gayet mutlular.

Radyoaktif Radon gazı nefes alıp verdiğimiz her yerde vardır. Çünkü Uranyum’dan türüyor ve Uranyum yer kabuğunun her yerinde bulunuyor. Yapı malzemelerindeki uranyum varlığı sebebiyle kapalı kalan odalarda radon gazı birikir. Yer altından gelen maden suları ve kaplıca sularının hepsinde de az-çok çözünmüş radon gazı vardır. İster için, ister kenarında oturup soluyun.

Radon gazı tehlike sınırı

Yakındakileri kızdırmamak için ABD’den örnek veriyoruz. ABD’de evlerdeki havaya getirilen Radon gazı tehlike sınırı 4 pCi/L’dir. Evinizde bir ölçüm yapılır da bundan fazlası bulunursa, ilave havalandırma sistemi kurmanız gerekiyor. Yetkili kuruluşun bunu zorla yaptırmasına gerek kalmıyor, çünkü bu sınır değerinin üstündeki Radon konsantrasyonu “çok tehlikeli, kanser yapar, öldürür” diye pompalanıyor. İnsanlar da çoluk çocuğunu korumak için “havalandırma yatırımı” yapıyorlar. İsterseniz Amazon pazarında konuyu araştırın. Sizi Radon tehlikesinden korumak için tasarlanmış para tuzaklarını kendiniz görün.

Dünya sağlık örgütüne göre akciğer kanseri sebepleri arasında Radon gazı sigaradan sonra ikinci sırada. Diğer ABD kuruluşları ve ABD’nin uzaktan yönettiği uluslararası kuruluşlar da (örgütlü güçler)[1]  Radon gazını günah keçisi ilan etmişler ve bu gazın sağlık üstünde olumlu etkileri olabileceğini duymak bile istemiyorlar.[2]

Dünyanın bazı yerlerinde Radon konsantrasyonu “tehlikeli” ilan edilen sınırdan yüzlerce kat fazladır ve buralarda da insanlar yaşamaktadır. En tipik örnek İran’da Ramsar bölgesidir. Burada bazı evlerdeki Radon konsantrasyonu, tehlike sınırı ilan edilen 4 pCi/L’den 200 kat daha fazladır. Bugüne kadar bölge insanlarının sağlığında radyasyona bağlı hiç bir olumsuzluk görülmemiştir.[3] Aksine, ortalamanın üstünde doğal radyasyonu olan yerlerde yaşayan insanların daha sağlıklı olduklarını gösteren pek çok araştırma raporu var. Örgütlü güçler Radon gazının akciğer kanserini tetiklediğini söylerken, bazı araştırmacılar akciğer kanserinin önlenmesi için Radon gazı tedavisini tavsiye ediyorlar. Çünkü, gene ABD’deki istatistiklere göre, Radon gazı konsantrasyonu yüksek olan bölgelerde rastlanan akciğer kanseri vaka sayısı, diğer bölgelere oranla daha azdır.[4]

Radon gazı istismarı

Örgütlü güçlerin başlattığı Radon gazı istismarı devam ediyor fakat pek çok uzman, evlerdeki doğal Radon gazının tehlikeli olduğuna inanmıyor. Bunun sebebi asırlardır bilinen şifa kaynağı kaplıcalar. Kaplıca ortamındaki Radon gazı konsantrasyonunun yüksek olduğunun anlaşılmasıyla birlikte, Radonu yüksek diğer ortamlar, mesela Uranyum maden yatakları da şifa aranılan yerler olmuştur. Terk edilmiş eski uranyum yataklarının bir kısmı şimdi Radon gazı kürleri sunmaya başlamış durumda.

Pazarın ümitli olduğunu keşfeden yatırımcılar, mağara veya yeraltı dehlizlerine başka yerden Uranyumlu cevher taşıyarak, ortamda Radon gazı oluşmasını sağlıyor ve buraları şifa arayanlara pazarlıyorlar. Üstelik haftalarca sıra beklemek zorunda kalıyorsunuz. Hala şaşırmadıysanız, sıkı durun.

Parlak fikir şu: Madem kaplıca ve mağarada Radon var ve şifa veriyor, öyleyse Radon gazını üreten cihazlar yapalım, insanlar kaplıcaya gitmesin, evinde oturduğu yerde solusun gazını. Olur mu demeyin, olmuş bile.

Bir zamanlar radyoaktif atık bertarafı işinde çalışırken Radyum içeren cihazların sökümü işini de yapardım. Biz Radon gazını çok tehlikeli sandığımız için “aman solumayalım” diye operasyon sırasında bir sürü tedbir alırdık. Şimdi o gazın tehlikeli değil, tam tersine şifalı olduğunu ciddi yayınlarda okuyoruz. Buna gülmeyelim mi?

Özetimiz şöyle: Bir tarafta örgütlü güçler marifetiyle yasalara girmiş tehlike sınırı ve bu sayede oluşan Radon’dan korunma piyasası var. Bunun karşısında Radonu şifa kaynağı olarak sunan bir piyasa oluşmuş durumda. Radonla korkutulmuş insanlar felaketten korunmak için para harcarken, Radonla ümitlenen insanlar mucizeye kavuşmak için para harcıyor. Bunu yazmayalım mı?

 

[1] AEC, ALA, EPA, DOE, IAEA, ICRP, NCRP, NRC, WHO,

[2] Sanders, Charles L.. Radiobiology and Radiation Hormesis: New Evidence and its Implications for Medicine and Society. Springer International Publishing, Kindle edition, Location 4110

[3] Aynı eser, Location 4169

[4] Fornalski KW, Dobrzyński L (2011) Pooled Bayesian analysis of twenty-eight studies on radon induced lung cancers. Health Phys 101: 265– 273PubMed

Sevebilirsin...

8 Yanıt

  1. Suazo dedi ki:

    Merhaba Hocam,

    Elinize,emeğinize sağlık yine harika bir yazı olmuş.

  2. Semahat Yüksel dedi ki:

    Merhabalar Efendim,
    Radon gazı ve “piyasası” hakkında bilgilendirdiğiniz için teşekkür ederim,
    ilgiyle okudum, elineize sağlık.

  3. İbrahim Aydın Yüksel dedi ki:

    Alper bey kardeşim,
    Okudukça neler öğreniyoruz.
    Sağolasın ve devam edesin.
    İ.Aydın Yüksel

  4. Doç. Dr. Mustafa LALE dedi ki:

    Yeni bir piyasa bilgilendirmesi hakkındaki yazınız için teşekkür ederim.

  5. Şarman Gençay dedi ki:

    Yazını okudum. Çok ilginç, üzerinde düşünmediğim bir konu. Bundan sonra ilgilenirim. Selam ve Sevgilerimle

  6. mehmets dedi ki:

    Pekala, bu çelişkiye dem vurmuşsunuz da bize net bilgi gerekli, radon tehlikeli midir yoksa aksine iyi midir ?

    veya bunun bir ölçüsü mü olmalı, bildiğim kadarıyla yanlışım varsa düzeltin , güneş ışınları da radon yayıyor..radonun iyi olma ihtimali yüksek.

    Mağarada veya rutubet yapan depo tarzı veya bodrum katlara insanları hasta yapan şeyin havasızlık veya başka bir şey olduğunu düşünüyorum.

  7. Ahmet Selçuk SOĞANCI dedi ki:

    Teşekkürler
    İnsan, yetiştiği yere uyum sağlıyor. Sağlayamazsa zaten ölür. Ramsar’dakileri buna bağlıyorum
    Sonradan maruz kalmak bu yüzden tehlikeli olur. Fakat herkesin de bağışıklık sistemi bir değil

  8. Bad Gastein dedi ki:

    Şu an Avusturyada Salzburg yakınlarında Bad Gastein kasabasındayiz. Burada birkaç yüzyıl öncesine kadar altın aranan dağlarda çalışan işçiler her mağara çıkışında kendilerini çok rahat ağrısız ve dinç hissettiklerini belirtmişlerdir. Araştırmacılar magaradaki Radon gazının insan sağlığına olan pozitif oluşumunu kesfetmisler ve o tarihten sonra burayı sağlık için kullanmaya başlamışlar. Burası dünyaca ünlü bir yer haline gelmiş. Hatta sağlık kurumları hastalarının bütün masraflarını karşılayarak buraya gönderiyor. Eşim iki gündür yaklaşık günde 1 saat mağarada kalıyor ve magaradaki Radon gazli sıcak hava kendisine bayağı yaradı. Burası gerçekten süper. Bence bu radon gazi için yazıp çizenler sağlık düşmanı ve maddi çıkarlar uğruna bir kesime hitap ediyorlar.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir