K. Kore nükleer silahtan vazgeçer mi?

K. Kore nükleer silahtan vazgeçer mi sorusu sahipsiz kaldı. Çünkü yanılma ihtimali % 50’dir. Biz tahminimizi birazdan yazacağız. Konuyu yeniden gündemin en üst sırasına taşıyan şey Singapur zirvesi oldu. ABD Başkanı Trump ile Kuzey Kore Başkanı Kim Jong-un, Singapur’da 40 dakika görüştüler ve ortak bildiri yayınladılar (12.06.2018). Radyasyonlu dünyada böyle bir bildiri sadece niyet ve temenniler listesi gibi görünse de içine dikkatlice bakmak lazım.

Son dört beş yılın en önemli gelişmesi K. Kore’nin nükleer silah yapıp denemesi ve uzun menzilli füzeler yapabileceğini de göstermiş olmasıdır. Bu yüzden ABD ve K. Kore liderlerinin ortak bildirisine karşılıklı beklentilerin ifade edildiği basit bir açıklama diyenler yanılırlar. Bu bir anlaşmadır. Her anlaşma gibi bunun da kağıt üstünde görünmeyen maddeleri vardır mutlaka.

K. Kore ile nükleer anlaşma sonrasında başlayan ve günlerdir devam eden eleştirilerin en göze çarpanı şöyle: “ABD bu anlaşma ile K. Kore’den hiçbir konuda kesin bir söz almadığı halde, K. Kore’nin istediği her şey için söz vermiştir”. Singapur zirvesi iki eşit ya da birbirine yakın güçlerin toplantısı olsaydı bu eleştiri haklı olabilirdi. Halbuki güçler dengesizliğine bakınca, ABD’nin K. Kore için söz verdiği şeyler, patronun işçisine ikram ettiği elma şekerine benziyor.

En çok söylenen, hani şu ortak askeri tatbikatlar vardı ya, K. Kore bunlardan çok rahatsız olmuş, ABD de “peki öyleyse, artık yapmayalım” demiş. Böylece ABD net bir şekilde tatbikattan vazgeçerken, K. Kore’nin nükleer silahtan nasıl vazgeçeceği muğlak ifadeler altında belirsiz kalmış.

Eleştirenler de biliyor ki ABD ile G. Kore bir süre ortak tatbikat yapmasalar askeri güçleri bu yüzden eksilmeyecektir. Fakat K. Kore üstündeki baskı niçin kaldırılmıştır, bu anlaşılamamıştır.  Çünkü bu toplantının asıl hedefi K. Kore’yi nükleer silahtan vazgeçirmekti. Kağıt üstünde bunu göremeyenler, özellikle Trump’ın muhalifleri, köpürmekte haklı mı acaba?

K. Kore nükleer silahtan vazgeçer mi?

Hayır. Lafı dolaştırmayalım. Vazgeçmeyecek. Hem de yeni dünya düzeni için kartlar yeniden dağıtılmak üzere iken K. Kore ulaştığı zirveden inmeyecektir. Unutmayalım, o nükleer silah denemeleri sayesinde en geri ülkenin en katı diktatörü ile ABD Başkanı aynı masaya oturmuş ve bu normal karşılanmıştır. Siz K. Kore olsanız, böyle bir prestiji bırakmak ister misiniz? K. Kore’nin yapacağı şey şudur: Nükleer silahtan vazgeçmek istiyormuş gibi görünüp, görüşme trafiğini yıllarca sürdürmek, alabildiği kadar başka tavizler almak, en sonunda “ne yapalım, anlaşamadık” deyip yoluna devam etmek!

K. Kore ile nükleer anlaşma

K. Kore nükleer silahtan vazgeçer mi? Vazgeçmeyecek ise, baskı veya ekonomik vaatler ile elde edilebilecek en iyi sonuç ne olabilir? Bu sorunun cevabını merak edenler için Güney Afrika Cumhuriyeti tecrübesi orta yerde duruyor. Size özetini söyleyeyim: K. Kore nükleer silah üretimini durduracak ve yenisini yapmayacak. Eldeki mevcut silahları bırakmayacak ama bunları parçalar halinde ülkenin değişik yerlerinde depolayacak. Bu depolar IAEA’nın gözetimi altında ve kilitli tutulacak. Böylece K. Kore elindeki silahları teslim etmiş olmayacak, bu ülke onurunun korunması açısından önemli. K. Kore sonraki yıllarda nükleer silah için depoları açarsa bu derhal fark edilecek ve ABD’nin müdahale etmek için en az 4-5 günlük bir vakti olacak. ABD ve K. Kore arasında bunun benzeri bir anlaşmanın yapılmış olduğunu hatta uygulamaya konulduğunu tahmin ediyorum. Fakat daha ilk görüşmede böyle netleşmiş bir anlaşmayı açıklamak doğru olmazdı. Bu yüzden açıklamayı özellikle muğlak tuttular. Yoksa, ABD’nin kahramanlık dürtülerinin depreştiği bir dönemde, durduk yerde bölgedeki askeri tatbikatlardan vazgeçmesini nasıl açıklarsınız?

Sözünü tutmamak modası

Zaten net bir anlaşma açıklansa bile, ABD’nin buna sadık kalacağı şüphelidir, çünkü şu sıralar ABD’de sözünü tutmamak modası vardır. İran ile nükleer anlaşmadan geri çekildi, Paris iklim anlaşmasından geri çekildi, BM insan hakları konseyinden ayrıldı, pek çok ülkeyle yaptığı ticaret anlaşmasını  rafa kaldırdı, v.s.

Silah çeken mi oldu?

Sadece K. Kore özelinde değil, dünya genelinde ABD’nin ne yapmaya çalıştığını anlayabilmek kolay değil. Zaten su alan külüstür gemi (mevcut dünya düzeni) dehşetli bir fırtınaya doğru yaklaşıyorsa, dini-imanı para olan kaptan ne yapar acaba? Kaptanı artık tanıyamıyor sanız, kararları-tavırları çok tuhaflaşmışsa, fırtına yakın demektir.

Mahir Kaynak 11 sene önceki bir yazısında dünyanın gidişatı için yorum yaparken “birilerinin masaya silah sürmeye hazırlandığını” bu yüzden diğer oyuncuların da kazançlarını silahlı oyuncuya bırakmak zorunda kalacaklarını yazmıştı.[1] Silah çeken oldu mu acaba, gören var mı?

[1] Mahir Kaynak, “Büyük Oyun” (http://zirveyazilim.net/forum/printthread.php?tid=3004)

 

Sevebilirsin...

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir