Etiketlendi: Radyoaktivitesi Tükenmiş Atıklar

Çok düşük seviyeli radyasyonlu atık

Radyoaktivitesi Tükenmiş Atıklar bazen “düşük” seviyeli bazen de “çok düşük” seviyeli diye adlandırılır. “Çok düşük seviyeli” radyasyonlu atık kavramı yenidir ve bazı ülkelerin yasal mevzuatında henüz yoktur. Bu durumda kötü senaryo bu atıkların belediye çöplüğüne atılması değildir. Tam tersine, bu atıkların radyasyonlu atıkmış gibi işlem görmesi problemler yaratmaktadır.

Radyasyonlu atıkların bir kısmı sadece bekletilir ve bırakılır. Başka işlem yapılmaz. Bir kısmı toprağa gömülmek üzere paketlenir. Bazıları ise derin yer altı kayalarındaki tünellere istif edilecek şekilde hazırlanır. Bu ayrımın sebebi atığın içindeki radyoizotopun ömrü, miktarı ve tehlikesidir.

Radyasyonlu atıklardan kaynaklanan tehlikelerin nasıl önleneceği yasal mevzuat ile belirlenir. Fakat yeryüzünde radyasyonsuz malzeme olmadığı için yasa kapsamına giren atıkların alt sınırı tartışmalı bir konudur.

Yani bir atığa “radyasyonlu atık” demek için, içinde ne kadar radyoizotop olmalıdır? Sınırı çok düşük tutarsanız, pazar alanlarında satılmamış patatesi de, çöp değil, “radyasyonlu atık” sınıfına almış olursunuz.

Kötü durum, böyle bir mevzuatın hiç olmamasıdır. Daha kötüsü, mevzuatta atık sınırlarının belirlenmemiş olmasıdır. En kötüsü, bu durumun yol açtığı sıkıntının üst yönetim tarafından görmezden gelinmesidir. Mevzuatın eksik oluşu yüzünden, bir kez radyoaktivite bulaşmış her malzemenin sonsuza kadar radyoaktif sayılması anlayışı doğmuştur. Halbuki radyasyon zamanla azalır.

Bu konuda en belirgin zorluk geçmişte tıbbî atıklar konusunda yaşandı. Hastanelerde radyoaktif madde kullanılarak yapılan teşhis-tedavi işlemlerinden çıkan atıklar, evet radyasyonlu atıklar sınıfındadır. Fakat bunların radyasyonu kısa sürede, günler hatta saatler ölçüsünde, biter. Bu yüzden, yeterli süre bekletildikten sonra, diğer tıbbi atıklar gibi işlem görmeleri gerekir.

İşletilemeyen işletme tesisleri

Fakat bazı ülkelerde bu tür atıklar yıllarca radyoaktif atık diye hastanelerden toplanmıştır. Radyasyonlu atıkları işlemek üzere tasarlanmış olan tesisler, bu sebeple, radyasyonlu olmayan çok büyük hacimlerdeki tıbbi atıklar tarafından işgal edilmiştir. Ayrıca bu tesisler, tıbbi atıklardaki; mikrop, hastalık, delici-kesici vb. şeylere karşı hazırlıklı değildir. Asıl problem ise radyasyonlu atıklara ayrılması gereken zaman ve imkanların, radyasyonu tükenmiş atıklara ayrılmış olmasıdır.

Çözüm olarak bazı ülkelerde “düşük” seviyeli atıklara ilaveten bir de “çok düşük seviyeli” radyasyonlu atık tanımı yapılmıştır. Bu tanıma giren atıklar, belirlenen kurallar çerçevesinde, radyasyonlu olmayan diğer atık türlerine dahil edilmektedir. İngiltere’deki[1] ve Avrupa Topluluğundaki[2] uygulamalar örnek olarak incelenebilir.

Üstteki fotoğrafta, işletilemeyen işletme tesislerinden birinin 1990’lı yıllardaki durumu görülüyor. Radyasyonu tükenmiş atıklar variller içinde sıkıştırılmış. İstif edilen variller tesisi tamamen kaplamış. “Böyle olduğunu bilmiyorduk, bilsek çözümü çok kolaydı” diyenler olacaktır, onları bana bildirin lütfen, verilecek cevabım var.

Radyoaktivitesi Tükenmiş Atıklar

[1] http://www.ionactive.co.uk/pdfs/Exemption_guidance__Very_low_level_radioactive_waste.pdf

[2] http://www.radioactivity.eu.com/site/pages/VLLW_Waste.htm

0

Radyasyonu Azalmış Atıklar

Çok düşük seviyeli radyasyonlu atık Radyasyonu azalmış atıklar bazen “düşük” seviyeli bazen de “çok düşük” seviyeli diye adlandırılır. “Çok düşük seviyeli” radyasyonlu atık kavramı yenidir ve bazı ülkelerin yasal mevzuatında henüz yoktur. Bu durumda...