Data info bilgi

Data info bilgi

Her işin datası çıktı. İnfo derseniz daha çağdaş sayılırsınız. “Bilgi yönetimi” ifadesi ise racona renk katar. Ben TAEK ve IAEA’daki [1] yıllarım boyunca bu ifadeleri çok kullandım. Zararını görmedim.

Radyoaktif atık yönetimindeki esaslardan birisi yapılan her işlemi detayları ile kaydetmektir. Sizce önemsiz ve lüzumsuz gibi görülen bilgiler de kaydedilir. Bunlar gelecek nesiller için önemli olabilir. Böylece, radyoaktivite miktarı zamanla değişen milyonlarca kayıt oluşur ve bunların çoğu birbiriyle ilişkilidir.

Bu kayıtların gelecek nesiller için en güvenilir ortamlarda saklanması gerekiyor. Karmaşayı azaltmak istiyorsanız bir metodunuz olmalıdır. Bütün kayıtlar aynı mantıkla tutulmalıdır.

Bilgisayarın yardımıyla mı kayıtlar arttı? Yoksa kayıtların kıymeti anlaşıldığı devirde mi bilgisayar icat oldu? Neyse, işte metotlu kayıt tutma işini bilgisayarda yapıyorsanız buna database diyorlar. Veri tabanı diye Türkçesi var, fakat bence uymamış. Böyle bir database programının IAEA’da 7 yıl sorumlusu oldum. Yirmi kadar ülkenin çalışanlarına bu konuda eğitim verdim.

Ben öğrencilerime atık yönetimi kayıtlarını en güvenli yerlerde tutmalarını öğretmiştim. Tek yerde değil, birkaç farklı yerde. Hem de yangın, sel, deprem, hırsız, v.b. olaylara karşı en dayanıklı şekilde. Hem de yüzlerce yıl sonra bile okunabilecek şekilde. Her bir eğitim kursunda bunları özenle açıklar pekçok örnekler verirdim.

Sonra ne mi oldu? Hem database sistemleri, hem bilgisayar teknolojisi o kadar hızlı değişti ki… Bizden önceki neslin adi deftere metotsuz yaptığı karalamalar hala işe yarar durumda iken, yeni bilgisayarlar ve içindeki programlar bizim sadece 10 sene önce yaptığımız database’i çalıştırmıyor. Öğrencilerime mahcup oldum.

Efendim, eski kayıtlar şimdiki sisteme aktarılmalıymış. Bu mümkünmüş. Evet kardeş de bu gidiş nereye? Windows XP desteği sona erdi. Şimdiki sistemin desteği de 5-10 sene sonra biter elbet. Biz 300 senelik atık gömüsünün kayıtlarını saklamaktan bahsediyoruz. Hangi sisteme güvene bilirsin?

Yazıyı buraya kadar okuduysanız, radyasyondan anlıyorsunuz demektir. Size elektronların kayıt hikayesini anlatayım:

Her bir elektronun enerji seviyesini ölçüp biçme işi varsa, bulguları kaydetme işi de olacaktır. Bu elektron uslu uslu yörüngede dönüyor mu, yoksa zıvanadan çıktı mı, nasıl karar verilecek? Başka elektronların tahriki ile yuvadan kaçanlar sıkça görülür (arkadaş kurbanları). Enerjisi azalan elektronların hikayesi daha hazindir. Onlar atom çekirdeğinin içine düşüp kaybolurlar (buldumcuk olanlar). Başka şeylere dönüştükleri de rivayet edilir (dönekler). Ama geçmişteki halini düzgün kaydetmişseniz bugünkü yerini bulma şansınız olabilir. Üç-beş tane olsa problem değil kaydederiz ama milyarlarca. Üstelik bunlar bazen enerjiye dönüşüp ortadan kaybolurken, bazen enerjiden türeyip var olurlar. Filanca bilim adamının koyduğu kurala göre (1927’de), hızını iyi biliyorsan nerede olduğunu iyi bilemezsin. Öteki bilim adamı ise toptan inkar etmiş, “var zannediyorsun ama aslında yok!”, diyor. Neyin kaydını tutcan kardeş? Hangi elektrona güvenebilirsin?

[1] TAEK: Türkiye Atom Enerjisi Kurumu, IAEA: International Atomic Energy Agency

Sevebilirsin...

1 Yanıt

  1. Zeynep dedi ki:

    Teşekkürler bilgilendirici ve eğlenceli yazı için.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir