Birleşen ülke

Birleşen ülke de var ayrılan da. Bu konuda en heyecanlı gelişme iki Almanya’nın birleşmesiydi.[1] Bu birleşmeden bir kaç yıl önce Almanya’da bir nükleer araştırma merkezinde eğitimde idim. Oradaki bazı Alman arkadaşlarım Doğu Almanya’daki akrabalarıyla görüşemediklerini söylerdi. Demirperde hikayeleri anlatılır ve özellikle Batı Almanya’ya kaçmaya çalışırken öldürülen insanlardan bahsedilirdi.

Bu araştırma merkezine ziyaret için gelenlere dikkat edilir ve teknik alanlarda fotoğraf çektirilmezdi. Özellikle de Japon ve Güney Kore’lilerin böyle masum ziyaretlerle Almanya’nın nükleer teknolojisini çalmaya çalıştıklarına inanılırdı. Almanya’da geliştirilmiş bazı aletlerin birkaç yıl sonra bu ülkelerde de yapılmaya başlanması hırsızlık olarak görülürdü fakat bir türlü ispatlanamazdı.

Rusya olur dedi mi?

İki Almanya’nın birleşmesi kimleri ürkütmüştü? Merak etmeyin, o zamanki Batı Almanya, ürkmesi muhtemel herkesi önceden yatıştırmıştı. Parası boldu, teknolojide zirvedeydi, Avrupa’da örnekti. Bizim ülkemizden Almanya’ya işçi gidişi bile, çok azalmış da olsa, devam ediyordu. Batı Almanya’nın doğu ile birleşme konusunda özellikle Rusya’yı nasıl ikna ettiğini benim neslim bilemeyecek. Epeyce yorum yazısı var ama taşlar yerine oturmuyor, biz ikna olmadık. Çünkü, tamamen batağa saplanmış dahi olsa, o zamanki Rusya’nın buna olur demesi mümkün gözükmüyor. Almanya’ların birleşmesine Rusya gerçekten olur dedi mi? Kendisi parçalanmakta iken? Peki nasıl ikna edildi acaba?

Birleşen ülke Almanya da, önceki Batı Almanya gibi, nükleer teknolojinin her dalında istediği kadar at koşturabilir, sadece nükleer silah yapamazdı. Yani ABD vesâyeti birleşen ülkede devam edecekti. Aynı şartlar Japonya ve Güney Kore için de geçerliydi.

İki Kore’nin birleşmesi

Kuzey Kore ise nükleer yasakları çoktan delmişti. K. Kore’yi nükleer silahtan vazgeçirmenin mümkün olmadığını gören komşu ülkeler, “bâri aramıza alıp kardeş olalım ki bize düşmanlık yapmasın” çizgisine geldiler. Fakat tam bu aşamada komşuların hiç istemediği başka bir ihtimal beliriverdi: İki Kore’nin birleşmesi![2]

Şu kâbusa bakar mısınız; nükleerde çok ileri teknolojisi ile G. Kore ve nükleer silah yasağını delmiş kavgacı K. Kore birleşiyor! Siz Japonya olsanız korkmaz mısınız? Hatta ABD?

Peki nikah ne zaman, diye sormayın. Çünkü bu nikahın zamanından çok, masa altında kim kimin ayağına basacaktır, bu önemli. Lafı daha açık söyleyelim: Birleşen Kore’de, Almanya’da olduğu gibi, ABD vesâyeti devam edecek midir? Yoksa G. Kore ve K. Kore kucaklaşmaya başlayınca ABD’ye rest mi çekerler?

Kore konusunda bölge ülkeleri ve ABD siyaseti bu zamana kadar ortaktı. Bu siyaset, iki Koreyi birbirine düşman pozisyonda tutmak esasına dayanıyordu. Şimdi iki Kore’nin barışma ihtimalinin ufukta belirmesi, hele barışmadan da öte, birleşmenin konuşuluyor olması epeyce ülkenin uykusunu kaçırıyor.

Bu rahatsızlık ustaca saklanıyor ama ipucu arayanlara söyleyelim. G. Kore yönetiminde üst seviyedeki kişilerin ABD’yi eleştiren açıklamalar yapması hiç görülmüş şey değildi. Şimdi ise alışılan bir durum olmaya başladı. Şu örnek dikkatinizi çekmiyor mu? ABD, G. Kore yönetimini K. Kore’ye karşı yeterince sert olmadığı için suçlarken, G. Kore ABD’yi sakin olmadığı için eleştiriyor. Tersi olması gerekmez miydi?

Birleşen ülke

K. Kore’nin nükleer silaha giden yolda, en az on sene önce, G. Kore ve ABD tarafından durdurulması gerekmez miydi? Uluslararası ilişkiler konusunda kitap-kürsü sahibi bunca profesör ve bölge uzmanları, acaba bugünkü durumu on yıl önceden tahmin edemediler mi? Öyleyse ben tahminimi söyleyeyim: 2020’li yılların birinde iki Kore birleşecek. Birleşen Kore; siyaset, ekonomi ve teknolojide şimdiki Japonya’dan daha büyük bir dünya devi olacak. Nükleer silahları ve füzeleri ile ABD’yi vurabilecek güçte ve (Rusya ve Çin’den sonra) ABD’ye hasım üçüncü bir ülke olarak sahneye çıkacak. Bu sonucun görülememiş olmasına ihtimal vermeyiz ama görülmesine rağmen engellenmemiş olmasını (şimdilik) açıklayamıyoruz.

[1] “Germans celebrate 20 years of unity”, http://www.aljazeera.com/news/europe/2010/10/20101039320963774.html

[2] “South Korea: Cautious optimism after North’s visit”, http://www.aljazeera.com/news/2018/02/south-korea-cautious-optimism-north-visit-180212111300384.html

Sevebilirsin...

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir