ABD, İran ile yapılan nükleer anlaşmadan çekildi

ABD nükleer anlaşmadan çekildi (8 Mayıs 2018). Anlaşmanın diğer ülkeleri; Rusya, Çin, İngiltere, Fransa ve Almanya, anlaşmaya bağlı kalacaklarını söylediler. Tabii, İran’ın da bağlı kalması şartıyla.  ABD başkanı Trump göreve geldiğinden beri bu anlaşmayı beğenmediğini ve çekileceğini söyleyip duruyordu.

İran gizlice nükleer silah yapabilir mi?

Vitrindeki soru bu: İran gizlice nükleer silah yapabilir mi? 2005’te İran’da ağır su reaktörünün temeli atıldığında batılı ülkeler pirelendi ve 2006’da BM[1] Güvenlik Konseyinin İran üzerindeki yaptırımları başladı. İran’la müzakereler 10 yıldan uzun sürdü. Bu toplantıların çoğu Viyana’daki UAEA[2] merkezinde yapıldı. 2015’te varılan anlaşmaya göre, İran nükleer silah yapmayacağına söz verdi. Buna dair UAEA kontrollerine izin verildi. Karşılığında ambargolardan kurtuldu ve ülke dışındaki 100 milyar dolardan fazla mal varlığına erişim sağladı. Tabii ki anlaşma bu üç cümleden ibaret değil. Ama özeti böyle. Bu anlaşmaya ulaşmak çok zor olmuştu.

ABD’nin çekilme kararı tuhaf, çünkü bu anlaşma BM Güvenlik Konseyi’nde oy birliğiyle onaylanmıştı. BM’ye üye ülkeler ile uluslar arası diğer kuruluşlardan bu anlaşmanın uygulanması için destek istenmişti.[3] Bu onay ve taleplerin hepsinde ABD’nin imzası var. Üç yıl dolmadı bile.

Anlaşmaya rağmen İran gizlice nükleer silah yapabilir mi? Şüpheler haklı mı diyorsanız, hayır, teknik açıdan haklı değil. Anlaşma, UAEA’ya istediği zaman (haber vermeden) istediği tesislerde inceleme yapma yetkisi veriyor. Bu durumda İran, anlaşmayı rafa kaldırıp açıkça yoluna devam edebilir, fakat gizlice yol alması mümkün değil.  Mevcut teknoloji ile esen rüzgârda uranyum analizi yapılabiliyor. Yani ilk bir kaç adım gizli kalabilir fakat uranyum zenginleştirme işi uzun süre gizli yapılamaz.

Radyasyonlu dünya dürüstlüğe prim vermez diyenlere şunu hatırlatalım: Daha önceki yıllarda bu işi gizlice yaptığını sanan birkaç ülkeye aslında gizlice göz yumulmuştu. Yani bu durum o ülkelerin başarısı değil, ağabeylerinin politikasıydı.

ABD’nin çekilme sebepleri

ABD nükleer anlaşmadan çekildi. ABD’nin çekilme sebepleri yabancı basında çok tartışılıyor. Görünürdeki sebeplerin hiçbirisi bize inandırıcı gelmiyor. Şu iddialara bakalım;

– Anlaşma süresinin sonunda İran yeniden özgür kalacak ve nükleer silah yapacak, ABD bu yüzden rahatsızdı, diyorlar. E kardeş, anlaşma süresinin daha ilk yıllarındayız, acelen ne? Sürenin sonuna doğru anlaşmadan çekilip kılıcını çekseydi ABD, belki bu sebep geçerli olabilirdi.

– İran’ı törpülemek için diyorlar. ABD’nin elinde İran’ı törpüleyecek daha güçlü araçlar varken, kendisini küçük düşüren bu kararı niye versin? Öyle ya, sözünden dönmüş oldu.

– İran’ı tahrik etmek için diyorlar. Böylece İran, Suriye’de hata yapacak ve sonra ABD üstüne çullanıp İsrail’i rahatlatmış olacak, diyorlar. Bunun için de anlaşmadan çekilmeye değmez. Suriye’de zaten adı konmamış bir savaş devam ediyor. ABD ve İsrail zaten istediği zaman istediği yeri vuruyor. İran’a bağlı birlikleri de vuruyorlar.

– ABD başkanı Trump’ın kaprisi ve iç siyaset hesapları, diyenler de var. Bir başkanın kaprisleri uğruna koskoca ABD diplomasisi onurunu ve  ülke geleceğini riske mi atıyor yani? Dünyayı yönetme iddiasındaki bir ülkeden bahsediyoruz.

Haydi arkadaşlar, bunlar olamaz. Düşünelim biraz. Sonraki birkaç hamleyi tahmin edebilen, bu çekilmenin de sebebini anlamış olur.

[1] Birleşmiş Milletler Teşkilâtı

[2] Uluslararası Atom Enerji Ajansı

[3] BM Güvenlik Konseyi karar no:2231, tarih: 20 Temmuz 2015

Sevebilirsin...

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir